|
||||||||||||||||||||||
|
|||||||
|
Kayıt ol | Resim Upload | Üye Listesi | Forumera Posta Kutusu | Yabancı Mp3 | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Bingöl Bingöl şehri tarihi,resimleri,ilçeleri,müzeleri,tarihi yerleri ve bilgilendirme. Bingöllü vatandaşlarımızı bu bölüme bekliyoruz. Nüfus: 251.552 |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Gold Member
|
BİNGÖL ÇOBANLARI
Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum. Bu dağların en eski âşinasıdır soyum, Bekçileri gibiyiz ebenced buraların. Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi, Her gün aynı pınardan doldurur destimizi Kırlara açılırız çıngıraklarımızla... Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski, yeni; Kuzular bize söyler yılların geçtiğini. Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek; Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek, Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı; Her adım uyandırır ayrı bir hatırayı: Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda, Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam; Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda, "Suna"mın başka köye gelin gittiği akşam. Gün biter, sürü yatar ve sararan bir ayla, Çoban hicranlarını basar bağrına yayla. -Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al, Diye hıçkırır kaval: Bir çoban parçasısın olmasan bile koyun, Daima eğeceksin, başkalarına boyun; Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı, Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı Uçan kuşları düşün, geçen kervanları an! Mademki kara bahtın adını koydu: Çoban! Nasıl yaşadığından, ne içip yediğinden, Çıngırak seslerinin dağlara dediğinden Anlattı uzun uzun. Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun Nadir duyabildiği taze bir heyecanla... Karıştım o gün bugün bu zavallı çobanla Bingöl yaylarının mavi dumanlarına, Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına
______________________ ![]() What is it you hope for, even though you are dying? And even though life is closing your tiny eyes Why did I leave them all? I should be with them to die in the same place The pain I think, should go on forever. For always But no. Not mine. Not now. My life now begins... |
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Gold Member
|
BİNGÖL DEPREMİ
1 Mayıs 2003 sabaha doğru Büyük bir patlamayla herkes doğruldu Ama kimse yerinden kalkamadı Çünkü bu çok büyük bir belaydı Durunca büyük zelzele Herkes dışarıya çktı acele Kimi yalın ayak kimi üstsüz Kimi kaldırımda yatıyordu teryüz Herkes ilgileniyordu dost ve çocuklarıyla Sonra akrabalarına koşuyordu canhavlıyla İnsanla dolmuştu tüm cadde ve sokak En yakın bile olmuştu ırak Kulağı delercesine bağrışmalar çağrışmalar oluyordu Bu çığlıklardan sanki göğün kapağı kalkıyordu Araba sesi, insan sesi ve toz duman Duyulan bütün seslerde istenilen şey aman Gün ağarıp insanlar kendilerine biraz gelince Sağa sola koşuştular, ama; hareketleri delice Zira insanlar depremden etkilenip sersemleşmişlerdi Bütün güçlerini ve dirayetlerini kaybetmişlerdi Herkes kendisi ve çocukları için kababilecek yerler aradı Sonra da kendini akrabalarının, komşularının yardıma adadı Gördü ki, Bingöl’ün yarısı harap Yardım etmek isteyenlerin hepsi de bitap Kiminin annesi, kiminin kardeşi enkaz altında Kimileri de deliye dönmüş yatıyor sağda solda Kimi anne, kimi kardeş, kimi oğul diye bağırır Ne yapılacağı bilinmez sadece Allah çağrılır Çünkü insanlar üzerinde dağ kadar betonlar Kimsenin gücü yetmiyor ki tutup kaldırsınlar Kurtarma ekipi, çalışma makinaları gelinceye kadar Enkaz altındakilerin çoğu canlarından oldular Her ceset çıkışında yankılanıyordu ayyuka Sanki kıyamatin kopuşu için son dakika Koca bir şehir topyekün ağlıyordu Ya Rabb, böyle bir müsibeti tekrar gösterme diyordu Hastaneler yaralı ve cestlerle dolmuştu Herkesin siması normalinden bin kez daha solmuştu Kimileri yakırışta, kimileri var gücüyle bağırıyordu Her taraf bir timarhane ortamını andırıyordu Cesetleri yıkayıp defnetmek kolay değildi Hoca bile; kefeni unuttum dese yeriydi Bu küçük kıyamat provası İsyanla karşılanırdı olmasaydı Allah yasası Ya Rabb bu tür müsibetlerle bizleri imtihan etme Neslimizin soyunu bu şekilde tüketme.
______________________ ![]() What is it you hope for, even though you are dying? And even though life is closing your tiny eyes Why did I leave them all? I should be with them to die in the same place The pain I think, should go on forever. For always But no. Not mine. Not now. My life now begins... |
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Gold Member
|
BİNGÖL İNSANI
İlk gözlerini açmış bu topraklarda, Birlikte yaşamaya başlamış yeşil yapraklarla, İlk terbiyesini almış Osman Dede’ den, Büyük annesi edeplendirmiş anlattığı ninilerden, Zamanla pişmiş büyük ailesi içinde, Aklını çelen olmamış, daima kalmış zinde, Kurnazlığı tilkiden öğrenmiş dağda gezerken, Mutiliği de öğrenmiş koyun güderken, Gün gelmiş köyü orman köyü seçilmiş, Köylülere de “Bu köyde hayvan besleyemezsiniz” denilmiş, Böylece zorunlu olarak göç etmiş şehir’ e, İhtiyar dedesi ile ninesinden başka bir şeyi kalmamış geride, Gelip yerleşmiş Çapakçur deresine, Okula gitmek istediğini söylemiş annesine, Annesi ile babası anlaşarak göndermişler mektebe, Daha iyi yetişmesi için de bırakmışlar katibe, Katip kendisine şehirdeki kültürü aşılamış, Müspet ilimleri de yavaş yavaş okulda almış, Böylece hem bedenen hem de ruhen olgunluğa erişmiş. Kıskançlığın, hasımlığın, bencilliğin üstüne çıkabilmiş. İşte bütün insani yönlerini böylece tamamlamış, Vücut uzuvları üzerindeki kontrolü de sağlamış, Artık kendisinden sudur edemez olmuş kötülük, Hayır işlerinde kullanmak için göremez olmuş mal mülk. Kalbindeki tüm hayırlar çiçek gibi açılmış, Bütün kötülüklerin üzerini de set gibi kapatmış, Bu güzel ve iyi şeylerin kazanımı için gösterilen dirayet, Bu bölgede yaşayan tüm insanlara etmiş sirayet. Yunus’ un, Mevlana’ nın sevgisi burada da kendini göstermiş, Buraya uğrayan yabancıların hepsi bunu hissetmiş, Onun için burada daima yabancı haklıdır. Her çeşit dokunulmazlığı da aynen saklıdır. Buradaki halk kime bağrını açarsa, Siper eder kendini, yedirmez onu kurda kuşa, Çünkü onun için misafir Allah’ tan emanettir, O’ na kötülük şöyle dursun, düşünülmesi dahi hıyanettir. Gelir kaynaklarının başında hayvancılık gelir, Bu mesleği de en iyi Karlıova’ lılar bilir, Köylülerin yüzde doksanı burada rencber, Maişetleri için bütün aile fertleri olur seferber, Büyük-küçük birbirlerine karşı etmezler kusur, Küçükler büyüklerine karşı saygıdan el pençe durur. Burada insanlar birbirlerine kendir ipi ile bağlı, Herkeste bir sevgi, herkes birbirine sevdalı, Bu topraklarda mayasını bulmuş mertlik, Buradaki insanlarla yoğrulmuş cömertlik, Kanaatkardır insanları bulmasalar da metelik, Buradaki insanlara işlememiş, işleyemez nicelik. Bu topraklarda yaşayan insanlar herkese kucak açar, Bir daha bırakmamak üzere bağrına basar, Küçükleri korurken, yaşlıları da en az babaları kadar sayar, İşte BİNGÖL’ lüler analarından bu duygularla doğar.
______________________ ![]() What is it you hope for, even though you are dying? And even though life is closing your tiny eyes Why did I leave them all? I should be with them to die in the same place The pain I think, should go on forever. For always But no. Not mine. Not now. My life now begins... |
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|