|
||||||||||||||||||||||
|
|||||||
|
Kayıt ol | Resim Upload | Üye Listesi | Forumera Posta Kutusu | Yabancı Mp3 | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Güncel Konular / Haberler Güncel olan haberler,ülkemizde ve dünyada olan gelişmeler.. |
| Etiketler: bakin, cok, foton, ilginc, kusagi |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#51 (permalink) |
![]() |
Neyse konuya dönelim.
ben bunları buldum umarım işe yarar bişeylerdir. 1- YÜKSELİŞ NEDİR? BİLİNDİĞİ GİBİ YARATILIMDAKİ HERŞEY ARALIKSIZ BİR GELİŞİM SÜRECİ İÇİNDE VE YİNE BİLİNDİĞİ GİBİ YARATILIM ÇEŞİTLİ BOYUTLAR VE BUNLARA TEKABÜL EDEN ÇEŞİTLİ FİZİKSEL YOĞUNLUK DERECELERİNDEN OLUŞUYOR. İŞTE BU SÜREKLİ GELİŞEN VARLIKLAR BUNU BELLİ BİR PLAN DAHİLİNDE YAPIYORLAR. YANİ ALT BOYUTLARDAKİ DENEYİMLERİNİ TAMAMLAYAN VARLIKLAR DAHA ÜST BOYUTLARA GEÇİYORLAR. BU ÜST BOYUTA GEÇİŞ İŞLEMİNE YÜKSELİŞ ADI VERİLİYOR. [2- Yükseliş süreci ile ne kastediliyor? Yükseliş işlemi yapısı itibariyle dikkatli geçirilmesi gereken bir süreci gerektiriyor. Çünkü her iki boyut yada yoğunluk derecesi arasında çoğu zaman fiziksel ve spiritüel olarak büyük farklılıklar olduğu için bir boyut yada yoğunluk derecesinde deneyimini bitirmiş bir varlığın diğer boyut yada yoğunluk derecesindeki deneyime hazırlanması gerekiyor. İşte yükseliş sürecinden kastedilen şey bu. 3- Dünyanın Yükseliş Süreci Normalden Farklı mı? Aslında değil. Dünya 3. boyuttan önce 4. ara boyuta sonrada 5. boyuta (4. yoğunluk derecesi) ” ne yükselecek. Ama Dünyanın yükselişi birçok açıdan son derece önemli. Bulunduğumuz yaratılımın tümünü ilgilendiriyor. Yükseliş sürecindeki Dünyanın tüm yaratılımın ilgi odağı olmasının sebebi de bu. Çünkü, Dünya hesaplanamayan bir şekilde 3. yoğunluk derecesinin en alt düzeylerine kayarak bulunduğumuz yaratılımın tümünde titreşimsel bir düşüşe neden oldu. Bunun tamir edilebilmesi için de, Dünyanın yükselişinin başarıyla gerçekleştirilmesi gerekiyor. 4- Yükseliş Sürecinde Temelde Neler Oluyor? En yalın düzeyde söylenecek olursa daha üst boyutların düşük fiziksel yoğunluk ve Yüksek Işık oranına uyum sağlaması için bedendeki ışık yoğunluğu gittikçe arttırılıyor. 5- Bu Işık Yoğunluğu Arttırımı Nasıl Gerçekleşiyor? Önce varlık gelişiminin belli bir döneminde (belli bir inisiyasyon düzeyinde-daha fazla bilgi için Mesih Düzeyine Ulaşma ” ya bakınız. ) bir ışık beden oluşturmaya başlıyor. Fiziksel bedene çeşitli noktalarda bağlanan bu ışık beden zamanla gelişim sürecini takiben boyutlarını ve titreşim düzeyini arttırarak fiziksel bedenin hücrelerinde ve daha sonra da atomik yapısında değişiklikler yaratıyor. Böylece fiziksel beden yükselişe hazır hale getiriliyor. 6- Dünya ile Birlikte Dünyadaki Tüm Varlıklar da Bu Süreci Geçirecek mi? 3. boyut deneyimini bitirmiş yada bitirmekte olan tümvarlıkların bu süreci geçirip Dünya ile birlikte yükselecekleri umuluyor. En azından en güçlü olasılıklardan biri bu. Ancak yükselecek olan her varlığın bu sürecin farkına varıp yükselmeyi bilinçli olarak seçmesi gerekiyor. Yükselişe hazır olmayan ve 3. boyut deneyimini devam ettirmek isteyen varlıklar ise Dünyadan ayrılarak 3. boyut deneyimini sürdüren gezegenlerde enkarne olacaklar. 7- Dünyanın Yükselememe Olasılığı Yok mu; Varsa Bu Durumda ne Olacak? Evet böyle bir olasılık az da olsa var Bu durumda Dünya yine 3. boyut deneyimi için bir müddet uygunsuz bir hal alacak. Bu durumda insanlar 3 kategoriden birine girecek. 1. kategori Fiziksel olarak yükselebilecek varlıklar. Bunlar fiziksel yükselişi gerçekleştirerek Sirius veya Arkturus yıldız sistemlerinde yerleştirilecekler. 2. kategori fiziksel yükseliş için hazır olmayan ama 3. boyut deneyimini bitirmiş varlıklar. Bunlar tahminen en büyük kategoriyi oluşturacaklar. Bu varlıklar için ruhsal bir yükseliş planlanıyor. Zamanı gelince bedenlerini bırakarak ruhsal olarak 5. boyut evrenine alınarak oradaki sistemlerde uygun zamanlarda enkarne olacaklar. 3. kategori ise 3. boyut deneyimini bitirmemiş ve devam etmek isteyen varlıklar. Bunlar da denildiği gibi diğer 3. boyut gezegenlerinden birinde enkarne olacaklar. 8- Dünyanın Yükselişinin Ne Zaman ve Nasıl Gerçekleşmesi Bekleniyor? Dünya bahsedildiği gibi önce bir 4. boyut deneyimi geçirecek. Bunu sağlayacak şey ise foton kuşağı. Bu Dünyanın ve Güneş sistemimizin galaktik merkez çevresindeki yörüngesinde yaklaşık 26.000 yılda bir karşılaştığı son derece yüksek enerjili bir oluşum. 3. boyut atomik düzeyinde büyük oranlı değişimler gerçekleştirilebilecek yapıda. Dünya bu kuşağa 1997 yılı başında girdi. Ancak henüz tümüyle 4. boyuta geçmek için hazır olmadığı için foton kuşağı içinde koruma altına alındı ve foton kuşağının etkilerinin yavaş yavaş Dünyaya geçirilerek, Dünyanın belli bir süreç sonunda Foton kuşağına tümüyle girişi yani tümüyle 4. boyut deneyiminin başlaması için hazırlanması öngörüldü. Şu anda bu süreç içindeyiz. Foton kuşağına tam giriş tahmini çeşitli kaynaklara göre 2003- 2005 yılları arasında değişiyor. Giriş için insanlığın belli bir yüzdesinin belli bir gelişim düzeyine gelmesi gerekiyor.( Bkz. Mesih Düzeyine Ulaşma, Eski Mısır ” dan Yeni İnisiyasyonlar, 5. Boyut Farkındalığına Ulaşma ) 4. boyut sürecini bitirip 5. boyuta geçme zamanı uzun süredir 2012- 2013 yılları arasında olarak öngörülüyordu. Ancak son değerlendirmelere göre daha fazla kişiye olanak tanımak amacıyla 4. boyutta geçirilen sürecin 80 yıla kadar uzatılması planlanıyor. Ancak bu tarihlerin hiçbiri kesin değil, sadece tahmin çünkü, bu dinamik bir süreç ve her an değişim potansiyeline sahip. 1-2 sene önce bile herşeyin farklı göründüğünü bilmek gerekiyor. 9- 4. Boyutta Geçirilen Süreç Sonucu Herkes Aynı Anda mı Yükselecek? Hayır, Özellikle süreç 80 yıla kadar uzarsa gelişimini tamamlamayan her varlık sırasıyla diğerlerinden bağımsız olarak 5. boyutta yükselecek. Yükselişin 3 dalga halindeolması gibi bir kavram söz konusuysa da özellikle sürecin 80 yıla uzaması durumunda bu pek mümkün gözükmüyor. 10- Bazı Dinlerde Yer Alan Kıyamet Kavramı İle Yükselişin İlgisi Var mı? Evet. Kıyamet kavramını barındıran dinler bununla bu döneme atıfta bulunmuşlardır. Ancak bu dinler genelde korku bazlı oldukları için temelde son derece olumlu ve sevgi dolu olması gereken bu kavram da korku verici bir hal almıştır. 11- Yükseliş Sürecinin Dünyada Gözlemlenebilen Belirtileri Nelerdir? Küreselleşme denilen olgu Yükseliş sürecinin Dünya üzerindeki direkt izdüşümü.Bu süreci izleyerek Yükseliş Süreci hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.Toplum bilincinin ” Doğal Felaket ” olarak nitelendirdiği Dünya Değişikliklerinin giderek artması, kitlesel bilincin giderek daha fazla Dünya Dışı Yaşam ve Paranormal Olgularla ilgilenmeye başlaması, insanlardaki bireysel arayışın hissedilir bir şekilde artması gibi belirtiler de sürecin diğer belirtileri olarak görülüyor. (Laurie Gilmore kanalıyla) BEN METETRON ” UM. BENDEN,PLANETİNİZ VE ÜZERİNDEKİ YAŞAM YÜKSELİRKEN İÇİNDEN GEÇİLEN DURUMLARLA İLGİLİ YARDIMCI OLACAK BİLGİLER VERMEM RİCA EDİLDİ.BU GEZEGEN VE ÜZERİNDEKİ TÜM YAŞAM TÜRLERİ YÜKSELİŞ HALİNDELER.YÜKSELİŞ,TÜM 1. VE 2. BOYUT HAYAT FORMLARININ 3.BOYUT FORMUNA GEÇECEĞİ ANLAMINA GELİR İnsanlar ya da 3.boyut hayat formları ise evrim düzeylerine ve niyetlerine göre ya 4.boyutsal dünyalara ya da 5.boyutsal bir ” lik düzeyine mezun olacaklar. Yükseliş şu anda adım adım ilerlemekte ve herkesin arzusu bu yönde olduğu için,o ya da bu yolla ilerlemeye de devam edecektir. Normalde,gezegenler ve üzerinde enkarne olmuş hayat türlerinin yükselişi,yıkıcı afetlerin yol açtığı ölüm-yeniden diriliş döngüsüyle gerçekleşir. İnsanlar ya da 3.boyut hayat formları ise evrim düzeylerine ve niyetlerine göre ya 4.boyutsal dünyalara ya da 5.boyutsal bir ” lik düzeyine mezun olacaklar. Yükseliş şu anda adım adım ilerlemekte ve herkesin arzusu bu yönde olduğu için,o ya da bu yolla ilerlemeye de devam edecektir. Normalde,gezegenler ve üzerinde enkarne olmuş hayat türlerinin yükselişi,yıkıcı afetlerin yol açtığı ölüm-yeniden diriliş döngüsüyle gerçekleşir. Bu döngüde,İsa tarafından da açıklanmış olduğu gibi,afetler gezegensel ölümlere sebep olur.Bu, yükselişin genel gerçekleşme yoludur ve Evrensel Zeka düzeyinde gayet iyi bilinip anlaşılır.Bu nedenle,antik çağlardan beri ” son ” olarak nitelendirilen zamanlarla ilgili hep korkunç felaketler kehanet edilmiştir. Yeniden diriliş,daha yüksek boyutlu dünyada,yeni bir bilinç düzeyinde hayatın tekrar başladığı yükseliştir.Bu,içinde karma kavramını barındıran reenkarnasyon değildir. Yükseliş bir olasılık haline gelmeden önce tüm karmalar temizlenmek zorundadır. Yükseliş,sadece ruhun göksel dünyalarda var olması değildir;aynı zamanda fizikseldir de.Beden ve ruh ” bir varlık ” haline gelirken,süreç fiziksel bedeni degisime uğratır.Bu varlık,fiziksel bir ışık bedeni içinde mükemmel birışık varlığı olur. Aslında,yükseliş süreci binlerce yıl önce,Musevilerin Mısır ” dan göçleriyle başladı.Musa ” nın insanlarını esaretten kurtarması hikayesi yükselişle ilgili bir metafordur.İsa ” nın enkarnasyonu bu süreçteki önemli bir dönüm noktasıdır.Çünki bir Avatar olarak İsa,tüm insanların günahlarını ya da Karma ” yı yüklenerek,bu enerjiyi ışığa dönüştürmeye muktedirdir. O ” nun bu kefareti( yüklendiği acılarla insanları günahtan kurtarması) nedeniyle,yumuşak bir yükseliş mümkün hale geldi.Bu yükseliş,ışık varlık hali mümkün oluncaya dek adım adım gelişir. İsa ” nın Kefareti Işık Beden gelişim sürecinin başlangıç adımıdır.Bu ilk adımın,deney olarak tamamlanması yaklaşık 2000 yıl aldı.Işık Bedenle bir deney olarak tanışılması Harmonic Convergence ” den sadece 7 ay sonra,1988 ” de gerçekleşti.Bu bir deneydir çünki daha önce yükselişe hiç bu şekilde teşebbüs edilmemistir. Bu yöntem,gezegenin ve tüm yaşam formlarının fiziksel bedenleri içindeyken,hem ışık derecesi hem de titreşim düzeyinin artışı anlamında,şimdiye kadar hiçbir evrenin yükselişinde denenmemiş bir yöntemdir. Evrensel Zihin ” de bu prosesin nasıl işleyeceğiyle ilgili teoriler vardır ama zaman içinde ulaşılan sonuçlar umulandan farklı oldu.Böyle durumlarda,yeniden düzenlemeler yapılır. Sonradan vereceğim bilgilere bir temel olması açısından,size Işık Beden sürecini açıklamalıyım. Bu prosesi öncelikle bireysel düzeyde anlamalısınız.Bu bireysel düzey,Işık Beden ” in sizi fiziksel,duygusal ve zihinsel olarak nasıl etkileyeceğidir.Sonra,size Işık Beden ” in gezegeni ve toplum yapınızı nasıl etkileyeceği üzerinde bilgi vereceğim. Işık Bedenle ilgili en önemli ve heyecan verici tarafın,bu deneyimin sizin fiziksel kabuğunuzu yüksek benliğinizle tam anlamıyla birleşecek uygun bir araca dönüştürmesi olduğunu düşünüyorum ve bu fiziksel prosesle elele çalışarakgerçekleşir. Bahsettiğimiz birleşme bir dizi ruh inişiyle (descension of spirit) gerçekleştirilir;hücrelerinizde tuttuğunuz ışığın miktarıyla zamanlanarak.Fiziksel hücrelerde tutulan ışığın miktarı,Işık Beden duzeyinin anahtarıdır ve bu düzey ne kadar yüksekse,beden yoğunluğu da o kadar düşer.Fiziksel bedeninizde tuttuğunuz ışık ne kadar çok olursa,bedeninizin içerebileceği ruh seviyesi de o kadar fazla olur. Sadece yükseliş yoluna devam ederek,Işık Beden sürecinin sonuna doğru Yüksek Benliğinizle tam anlamıyla birleşeceksiniz.Ruh ” un inişi,üstadlığa ait armağanları ortaya çıkartan bir mekanizmadır. Işık Beden ” in 12 seviyesi ya da basamağı vardır ve her seviye tamamlanırken,fiziksel olarak gerçekleşen değişimler hayatın her alanıyla ve ruhla entegre olmak zorundadır. Işık Beden öyle dizayn edilmiştir ki,siz süreçte ilerlerken,insani meseleleri açığa çıkartır ve seviye yükseldikçe daha derinde kalmış bir tabaka,halledilmek üzere yüzeye getirilir.Bu sizin zihinsel,duygusal,fiziksel ve ruhsal olarak daha berrak hale gelmenize yardımcı olur. Konular yüzeye çıktığında siz ya Mesih ” in konuyu sizin için dönüştürmesine izin vermeyi ya da son 20 yılda kullanımı yaygınlaşan ışık tekniklerinden faydalanmayı seçebilirsiniz (N.L.P,rebirthing vs.) Her Işık Beden seviyesinin sonunda ego ölümü olarak adlandırdığımız bir ” boşluk alanı ” vardır ve o,depresyon ya da hiçlik duygusu olarak kendini gösterebilir.Bu ” boşluk ” yolculuğunuza devam etmeden önce kullandığınız bir dinlenme yeri,bir duraktır. Bu boşluk alanı, içinde hiçbirşey bulunmayan enerjik bir yerdir ve burada bir sonraki adıma hareket etmeden önce kendiniz ve hayatınız için yeni bir resim oluşturabilirsiniz. ” Boşluk ” bir entegrasyon alanıdır ya da belki bir ” koza ” olarak tanımlayabilirim ki orada dinlenebilir ve bir sonraki adımdagüzel bir kelebek haline gelebilirsiniz. Işık Beden ” in ilk 6 basamağında aşamalı değişimler yapılanmıştır.Bu basamaklarda fiziksel,duygusal ve zihinsel değişimlerle süregiden düzenli ruhsal uyanış kademeleri mevcuttur. 7 den 10 uncu seviyeye kadar Işık Beden prosesi değişir ve belli bir deneyim alanı üzerine odaklanır.Örneğin,7.seviyede çoğunuz ilk ” ruh inişi ” ni deneyimlediniz ve buna belirgin bir ruhsal uyanış eşlik etti. Bu uyanışla birlikte sizde durugörü,duruişiti,sezgi artışı vs.ortaya çıkmış olabilir. Bu seviyeyi geçmiş zaman kipinde anlatıyorum,çünki halihazırda gezegen 9.düzeyin başına erişmiş bulunuyor. Gezegenin titreşim düzeyinden daha düşük titreşim derecesine sahip olmak çok acı verici bir deneyimdir,ki 8.düzeyin altında olanların durumu budur. Bu yazıyı okuduğunuza göre,eminim ki sizler Işık Beden sürecinin 8.düzeyinin sonlarıyla 11. düzey arasında bir yerde olmalısınız.Eğer daha düşük seviyede olsaydınız,spiritüel odaklı konularla ilgilenmezdiniz. Alıntıdır...
______________________ Bir şey kaldı, bir denizin kıyısında senden, Bakışlarla yüklü, söylemelerle sessiz... Seninle dolu, seninle sensiz bir şey... Arandıkça bulunmamış yıllar yılı, Bulundukça aramaklı. Konu Gizzem tarafından (11-02-2008 Saat 20:59 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
#52 (permalink) |
|
Yörükoğlu Yoğurtları
![]() |
4.Boyut zaman kavramıydı sanırsam.5.Boyutta STV'deki dizinin adı.Melekler falan var iyilik yapıyorlar millete.Ozaman melekleri de mi göreceğiz 5.Boyuta geçersek?İlginç ilginç..
______________________ [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] ![]() |
|
|
|
|
#53 (permalink) |
![]() |
Valla körpe beynim kaldıramadı olayı.. Bence yüce(!) başbakanımız o dönemde de iktidarda olursa biz bu foton kuşağından karlı bile çıkarız.. Şu kriz bile bizi etkilemiyor diyorsa foton fıs gelir tırs gider.. Hey yavrum hey
![]()
______________________ ![]() Beni anlamanızı isteseydim daha açık konuşurdum.
|
|
|
|
|
#54 (permalink) |
|
Gold Member
|
Katılıyorum.. Bu konuyu başbakana sormak lazım esasında..
![]()
______________________ ![]() Bu gece rüyama gir gizlice, beni sımsıkı sar öp kokla iyice, son kez isyanlar savur, küfret güzelce ve sonra çek git kahrolası hayatımdan sessizce...
Hayat açık bir kitapsa kapatmadan gitmeyeceğim ve yarın ne getirecek olursa olsun ben orada olacağım.. (Hakuna Matada) |
|
|
|
|
#55 (permalink) |
|
Meaningless war no one can leave it.
![]() |
Armelod kişiselleşen bir konunun forumda tartışılmaya devam edilmemesi için msnden devam etme isteği gayet olgunca ve gerekli olan davranış.Fakat konuyu genel olarak dikkate alırsak tartışmalarda amaç bilgi paylaşımından çıkmış.Sidik yarışına dönmüş.Ancak; "uygunsuz dil" uyarısı üyelere sadece hakaret içeren ve ciddi tahrik edici postlarında verilir.
oblivion umarım rencide edici konuşmalardan sakınmayı öğrenirsin.İlk ve son uyarım..Kendi küpüne zarar veriyorsun,biraz sakin ol. Konunun seyrine tekrar yön vermeye çalışan gizzem'i de tebrik ediyorum. +rep Foton kuşağından başbakan erdoğan'a gelen finsternis'e öpücüklerimi yolluyorum Bana konuyu zorla kitlettirmeyin,gözünüzü seveyim.
______________________ [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] - [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] - [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ]
![]() "Yükseldikçe,uçma bilmeyenlere daha küçük görünmemiz kaçınılmazdır" Friedrich Nietzsche "Her zerre içerisinde bir güneş taşır,zerre ağzını açarda güneş çıkarsa o pusudan ortalık tuz buz olur ışıltısından" Mevlana -Atom Bombası Tarifi- |
|
|
|
|
#56 (permalink) |
![]() |
cidden olacakmı bu ya?ruen baba sen inanıyomusun?anaa ne garüp büşü bu.tıpkı heroes gibi.ruen babanın dedii gibi ben cokizliyorum heroes ama her zaman sacma bulurdum simdi dilemmada kaldım.arastırım bende ecik bunu
______________________ Test me..I am ambassador of pain..I rule all those who oppose... ![]()
|
|
|
|
|
#58 (permalink) |
|
forumera kurdu
![]() |
5.boyut
Yaratılış nizamında, varlıklarla boyutlar arasında değişmez bir ahenk vardır. Bir varlığın üç boyutlu sisteme uyması halinde, yani dünyamızda olduğu gibi maddî bir şekil gösterdiği taktirde, mutlaka 4 boyutun yani zamanın tesirine girer. Bu tesir maddî varlığın değişkenliğini zorunlu hale getirir. Önce bir hareket sistemi oluşur, varlıklar yer değiştirir. Bu değişim, kaba hatlarıyla bazan bir yerden bir yere gidiş gibi gözlenir, bazan da mikro dünyalarda moleküller arasındaki alış-verişler şeklinde de zuhur edebilir. Böylece yeni oluşlar, eskimeler ve değişimler ortaya çıkabilir. Biz bunları ölüm diye yorumlarız. Gerçekte ise olay, maddî sistemin zaman boyutu ile birlikte yürüttüğü bir değişimdir. Daha önemlisi, 5. boyutu ve ondan sonraki boyutları iyi kavramadığınız için, kainattaki bütün sırları bu basit pencereden seyretmek isteriz. Halbuki maddenin özündeki gravidasvon sırrı 5. boyutun tasarrufuna girince, zaman tesiri fonksiyonunu kaybeder ya da çok sınırlı çizgide kalır. 5. boyuttaki bir varlığın mekanı üç boyutun mesafelerinde haps olmadığı için eskimeler, yıpranmalar ve dönüşümler artık söz konusu değildir. Hem buradaki olayların zamana bavlı diye bildiğimiz süratleri çok artmıştır ve adeta anlık intikaller (bir anda ulaşma) şeklindedir, hem de açık bir ölümsüzlük vardır. 5. boyuttaki bu hikmetleri, kainatın nazlısı EFENDİMİZ (S.A.V.) miracında net bir şekilde yaşanmıştır. Efendimiz (S.A.V.) dünya mekanında ilk intikali Kudüs'e yaparken, zamana bağlı kalarak bir kaç saniye harcadığı halde; 5. boyuta geçince hem zamanın gerisini hem de ilerisini bir anda seyretmiş ve anlatılması asırlar sürecek intikalleri, yatağı soğumadan yaşamıştır. 5. boyuttan ötesindeki boyutların niteliklerini ise, bugünkü fizik nosyonumuzla hiç fark edemeyiz. 6 ve 7 boyutlarda varlıklarını sürdüren meleklerin sonsuza yakın titreşim süratleri, bu boyutların özelli6inden gelmektedir. Bundan dolayıdır ki yüce kitabımız KUR'ÂN, bunların görünmezli6ini ve bilinmezliğini net olarak bildirmiştir, daha önemlisi yüce kitabımızın zaman boyutu açısından yaklaşımıdır. Meleklerin Dünya mekanına bile sığması zor büyüklükleri yanında zamanla ilgilerini akıl almaz süratle ifade etmiştir. "Mearic" Sûresi âyet 4'de "Melekler ve ruh oraya uzunluğu 50.000 yıl olun bir günde yükselip çıkarlar" buyurulmaktadır. İşte zamanla 5. boyut arasındaki bu ahenk, kainatın çeşitli katlarında zamanın akış süratinde kaçınılmaz bir değişkenlik hasıl eder. Astrofizikte müşahade edilmiştir ki, belli bir ışın; kainatın çok uzak noktaları arasında seyrederken adeta zamanı tüketmiş; gibi görünmektedir. Meselâ: güneşten yola çıkan bir muon'un arza ulaşması. teorik olarak mümkün değildir. Muon'un fırtına gibi hızına rağmen yarı ömrü o kadar kısadır ki, arza ulaşmadan yolda değişime uğraması gerekir. Halbuki Güneş'ten hatta daha uzak yıldızlardan bile dünyaya muon gelebilmektedir ki, bu ışınların yarı ömrü değişmez bir nitelik taşıdığına göre, arza kadar gelebilmeleri, zaman akışının uzayın muhtelif bölgelerinde değişini içinde olduğunu göstermektedir. Bu gerçek, uzayın ve kainatın her noktasında 5. boyut tesirinin farklılığında doğmaktadır. Manyetik tesir boyutu, elipsoid bir yapıya sahip olan kainat katlarında ayrı kuvvet hatları oluşturduğundan, zaman buralarda zaafa uğramakta, yavaşlamakta ya da bazı bölgelerde hızlı akmaktadır. Manyetik tesir boyutun şiddetindeki farklar, gravidasyon dediğimiz maddenin ona direnme gücünü değiştirmektedir. Bunların ötesinde sistemlerin tamamı da, kendi gravidasyon bütünlükleri ile kainattan farklı mekan locaları oluşturmaktadır. Bir güneş sistemi, hem tek tek fertleri ile hem de bütünü ile manyetik hareket boyutuna tavır koymak zorundadır. Galaksilerde kendi bütünlükleri içerisinde bu tarz özel bir gravidasyon tavrı arz eder. Böylece kainatın fark edilmez ekseni etrafında bütün galaksi grupları ayrı tarzlarda dönüp dururlar. 5. Boyutun bu manyetik hareket gücü öylesine net bir boyuttur ki, galaksi topluluklarının helezon şeklindeki yapılan ve virgül şeklindeki düzenleri, bu hareketin adeta sonsuz uzaydaki ahenk nakışlarıdır. Big-Bang teorisi ile ortaya çıkarı astrofizik tartışmalarının uzama sebebi, manyetik hareket boyutunu fark edememekten kaynaklanmaktadır. Çünkü 4 boyutlu sistemi içerisinde büyük enerji dağılımlarının yerleşimlerini izah etmek imkânsızdır. Kainattaki bu sonsuz gücün bir noktadan patladığı ve dağılan parçacıkları nasıl şekillendirip uzay mekanına yerleştirdiği, ancak manyetik hareket boyutuyla izah edilebilir. Paul Davies'in mutlak vakumda yeni kuantların doğurduğunu tesbit etmesi, manyetik hareket boyutunun mesafe ve mekanları aşan sırrı ile açıklanmaktadır. Gerek semaların ve uzayın sınırsız mekanlarında, gerekse varlıkların en küçüğü sayılabilecek atom ordugâhlarındaki faaliyetlerde, 5. boyut hükmünü icra etmektedir. Hilbert'in maddî varlıkların sığınamayacağı kadar küçük, fakat var olan mesafeleri dahi, 5 boyutun istilasından ötede kalamaz. 5. Boyut aynı zamanda varlıkların değişmezlik kazandığı bir geçiş noktasıdır. 4 boyutlu sistemde değişkenliğe ve ölüme mahkum olan olaylar 5. boyuta yansırken yeni bir hüviyetle sonsuzluğa ilk adımını atmış olur. Ne var ki, varlıkların bu noktaya intikali, kara delikler misalinde olduğu gibi, gravidasyonlarını terk etmekle mümkündür. İnsanın bütün varlıklardan farklı bir özelliği, bu intikali sağlayacak kabiliyette yaratılmış olmasıdır. İnsanlar, ruhî yanları ile her an 5. boyuta yansıma kabiliyetine sahipken maddî yanları ile 4 boyutlu sistemin şartlarına tabiî olurlar. Bir anlamda "gizli gravidasyon" sayılabilecek olan nefislerini yenemedikleri için, bu muhteşem kabiliyetlerini kullanamazlar. Ehil olmayanlarca anlaşılamayan yüce insanın bu sırrı, pek çok örnekleri ile yaşanmıştır. Yüce Peygamberimiz’in "Yaşarken ölünüz" emri, bu söylediklerimizin özünü teşkil etmektedir. İnsanda mevcud olan muhteşem ruh varlığı, nefsin dünya çıkarları tuzağında hapsedilmezse, o insan 5. boyutu da yaşayabilir. Zaten insanın ölümü bir anlamda 5. boyuta ve daha ötesindeki boyutlara intikal olayıdır. İnsan inansa da inanmasa da, yaradılışın bu akıl almaz sistemlerine tâbidir. 5. Boyutun çağımızda böylesine net bir görüntüye bürünmesi, Allah'ın kainatı tanımamız için bize açtığı yeni bir penceredir. Bir hadîs-i kudsîde Cenab-ı Hak: "Ben bir gizli hazineydim, bilinmeyi diledim, onun için varlıkları yarattın" buyuruyor. Bu hadîs-i kudsî Allah'ın; ilmi bize neden öğrettiğinin sebebini de açıklamaktadır. Onun için Allah ölümden sonra daha nice boyutları bize seyrettirecektir. Boyutlar sistemi mesafelerden başlayarak zaman ve manyetik eylemle devam eder. Ancak bitmez. Çünkü buradan ötede meleklerin varlıklarını sürdürebildikleri 6. ve 7. boyutlar, daha ötelerde ise ruhlarını varlıklarını koruyabildikleri pek çok boyutlar vardır. İnsanoğlu boyutları aşabilen muhteşem yaradılışıyla Rabbinin rızasını elde ettiği taktirde âyette belirtilen "Eni yerlerle gökler kadar olan bir cennete" mazhar olacaktır. Şimdi Sûre-i Tekvîr'i bu bilgilerin ışığı altında anlamaya çalışalım. Kıyamet aslında dört boyutun yıkılıp beşinci boyutun, hatta diğer boyutların açılma olayıdır. Bunu en net şekilde ifade eden âyet on birinci âyettir. Kur'ân bilimlerinde Keşt-i Sema diye tanımlanan "Sema sıyrılıp soyulunca" tanımı beşinci boyutun açılışını ifade etmektedir. Yüce kitabınızda kıyamette semanın aldığı şekil çeşitli tanımlarla anlatır. Kıyametin daha ileri safhaları ayrı âyetlerde bildirilmiştir. Meselâ Sûre-i Rahman'da semanın bir alev gülü haline geleceği vurgulanmıştır. Bu tanım, kıyametin daha ileri bir safhasını anlatmaktadır. Sûı-e-i Tekvîr'in 11. âyetinde bildirilen safha ise 5. boyutun açılmasıdır ki, Arapçâ da nefis bir kelime olan Keşt-i Sema olarak kullanılmıştır. Yani gökyüzünün bir zar gibi, bir perde gibi açılışı diye dile getirilmiştir. Bu olayın Güneş'in kör bir nokta, bir kara delik haline gelmesi eylemi ile birlikte ortaya çıkması fevkalade önemli bilimsel gerçekleri dile getirmektedir. Kur'an bilimlerinde Tekvîı–i Şems dediğimiz Güneş'in kara delik haline gelmesi, kıyametin temel fonksiyonudur. Yani kıyamette. başlangıç noktası Güneş'in kara delik haline gelmesidir. Bu olay maddesel boyutların yani en, boy, derinlik ve zaman boyutlarının beşinci boyut olan manyetik eylem boyutu tarafından yutulması olayıdır-. İkinci âyetin harika tanımı ile kıyamet başlayınca madde, boyutları bu arada ışınların boyutları duruşur ve solar. Sûrenin âyetlerinin diziliş ahengi öylesine açık bir tarzda kıyameti tanımlamıştır ki; Bir yandan kıyamet mizansenini ekrana getirirken bir yandan boyutlar ve yaratılışa dair fizik dersi vermektedir. Kur'ân inzal sırası açısından hesap edilirse, yüce kitabımızın daha yeryüzünü nurlandırdığı ilk günlerde Allah Sûre-i Tekvîr’i inzal ederek; bütün bilimin Kur'ân'da olduğunu bütün "bilenlere" ilan edivermiştir. Zaten boyutlar yıkılınca neler olur? sorusuna cevab bulabildiğimiz zaman boyutlara ve maddeye ait her şeyi anladınız demektir. Sûre ahengindeki çok zarif bir incelik de boyutların yıkılışını tanımlarken tüm maddeyi kapsayan ünlü atom çekirdeğini tarif eden âyeti konunun sonuna getirmiş olmasıdır. Boyutlar, kıyametin kader düğmesinde yorulup solarken Rahman esmâsından yansıyan "Hünnes" ve "Künnes" hikmetleri yeniden varoluşlara ışık tutmaktadır.
______________________ EN GÜZEL SELAMLAR SENİNLE ![]() KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ |
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|