|
||||||||||||||||||||||
|
|||||||
|
Kayıt ol | Resim Upload | Üye Listesi | Forumera Posta Kutusu | Yabancı Mp3 | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Hayatın içinden.. Hayatın içinden,paylaşmak veya tartışmak istediğiniz konuları bu bölüme açabilirsiniz.. |
| Etiketler: erken, iyiler, olur |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
'SakıN SeN KuşlarA UymA!'
![]() |
"birini ay çağırır, öbürünü denizler, bir diğerini uçurumlar… iyiler hisseder önce, iyiliklerine bu hayatta yer olmadığını. bu hayatın kötülere, çıkarcı ve acımasız olanlara göre düzenlendiğini hissederler… acı verir onlara iyi kalplerini karanlık bir yerde gizlice terketmek… ne kadar acı verse de onlara ait olmayan bu dünyayı herkesten daha çok ciddiye alırlar bu yüzden.. geride kalanlar bilmeseler de iyilerin incitilmiş kalpleri sayesinde yaşadıklarını… sonunda iyiler erken ölür…
belki gizlice farkeder, belki hemen unutmak isteriz. çünkü onlar gözlerimize bakarlar. gözlerimizde gözlerimizi aralar. hiç umut yok mu, der gibi bakarlar. kanayan bir özlemle bakarlar… çünkü onlar için en kötüsü herşeyi bile bile yaşamaktır. ve asıl acısı kendilerine yar olmayan bir dünyada yaşıyor gibi yapmaktır onlar için… yaşamadan yaşıyor gibi yapmak… erken ölmüşler gibi görünseler de, bu dünyada en çok bekleyenler iyilerdir.. en derinlerinde, "yaşamak beklemektir" onlar için. çevrelerinde hep acele eden insanlar vardır oysa. hep isteyen, hep arzulayan, hep başarmak derdinde olan... soluk soluğa, telaşlı, hoyrat... oysa iyiler kendilerinden ne istenirse karşılıksız verirler. sessiz ve dingindirler böyle anlarda… dostluklarını, zamanlarını, ışıklarını, gerekirse bedenlerini, enerjilerini… ne isteniyorsa, hemen o an verirler. bu dünyanın kendilerine yar olmadığını ve olmayacağını anladıkça hesap sorarcasına, karşısındakini biraz olsun sarsabilmek için ve çoğu kez hayatlarını yok sayarcasına verirler… ama ne yapsalar horlanmaktan kurtulamazlar. küçümsenmekten. bu dünyanın en zavallı, en güçsüz kötüsü bile iyilerin kokusunu alır. hisseder onun başka yere ait sonsuz bir misafir olduğunu. hissedince izin verir içindeki cellada. oysa iyilerin kurbanı başkaları değil, sadece kendileridir. içlerindeki o dinmek bilmeyen acı işte buradan gelir. bu dünya onlara yar olmuyordur… hissettiklerinin, sevgilerinin, hayallerinin bu hayatta hiçbir karşılığı yoktur… herkesin kurbanıdırlar… onların kurbanı ise yine içlerindeki o en dilsiz, o en kanayan, o en çıplak kendileridir… herkes tarafından horlananları öyle çok severler ki çoğu kez kendilerini bile kimsesiz bırakırlar... kendilerini en çok derin ve öksüz bir acıyla hatırlarlar bu yüzden.. bir gönül yıpranmasıyla… en büyük günahın içlerindeki o en çıplak, o en kanayan, o en dilsiz acıyı kimsesiz bırakmak olduğunu bilseler de, yine de hep yaparlar bunu. Bir kez bu dünyaya gelmişlerdir, birkez görmüşlerdir göreceklerini. başkalarının acılarını öylesine sahiplenirler ki kendi acılarını, o dilsiz, o çıplak yaralarını bile kimsesiz bırakırlar… bu onların en büyük günahıdır. bu günahla yaşarlar, bu acıyla.. işte bu günahtır onları ait olmadıkları bu hayata bağlayan… bu günah yüzünden sorumlu hissederler kendilerini yabancısı oldukları bu dünyaya. gitmeden, veda etmeden bir şeyler yapmak isterler. iyi ve güzel şeyler… yaptıklarına bir yankı beklerler. bir umut. uzanacak sahici bir el. bu dünyaya ait olmadıkları halde kimselerin almadığı kadar ciddiye alırlar bu hasta dünyayı, bu hasta insanları. yaptıkları her eylemin, söyledikleri her sözün onları biraz daha kirlettiği, biraz daha aşağı çektiğini bildikleri halde bilmezlikten gelirler… bu dünyaya, bu hayata duydukları her umudun; yaptıkları her eylemin, söyledikleri her sözün içlerindeki acıyı biraz daha dilsiz, biraz daha kimsesiz ve çıplak bıraktığını bildikleri halde bilmemezlikten gelirler… bu boşuna inanış kendilerine duydukları o derin kırgınlık olarak geri döner sonunda. Hayat değildir suçlu olan; bu binlerce yıl önce konmuş insanlık yasaları değildir.. bir suçlu varsa, olması gerekiyorsa bu yine kendileridir… böyle hissetmeye ikna ederler kendilerini. çünkü iyiler erken ölür… birini ay çağırır yanına, öbürünü uçurumlar, bir diğerini denizler… iyiler hisseder önce iyiliklerine bu hayatta yer olmadığını… ama acı verir onlara iyiliklerini karanlık bir yerde gizlice terketmek… bu yüzden ne kadar acı verse de, ait olmadıkları bu dünyayı herkesten daha çok ciddiye alırlar… geride kalanlar bilmeseler de onların incitilmiş kalpleri sayesinde yaşadıklarını… sonunda iyiler erken ölür… cezmi ersöz.. "
______________________ ![]() ..and although it can be argued....whether time will ever come to end.. ..there is an overcoming sense of failing.. ..if you never can see the end.. ..in the giving of our hope eternal.. ..we stumble blindly and forget the way.. ..is there ever time for answers.. ..when the world comes tumbling down.. ..all along we keep staring at the sun.. ..closing our minds..saying we're the ones.. ..all along we keep staring at the sun....blind to see it when the day will come.. |
|
|
|
|
#2 (permalink) | |
|
AZAYI HUSUSİ
![]() |
Alıntı:
Okudukça kendimden çok şey buldum... ![]()
______________________ istemeden oldu
gözlerinize çarptım önce, sonra düştüm içine kırıldı bütün camlarım aynalar yerlerde |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() |
Kesinlikle bu söze katılıyorum..
geçen sene bende dayımı kaybetmiştim..18 martta ve bi sene oldu..18 mart geldi de çatıyor..çok erken kaybetmiştik dayımı 38 yaşlarındaydı..Dayımcımda edebiyat öğretmeniydi..çok severdi şiirleri , şiir okumayı ,kitap okumayı aşırı şekilde ilgisi vardı..hayatı severdi..her şeyi olumlu düşünürdü..2 kızı vardı biri benim yaşımda biri ise 1. sınıfa gidiyor..her şeyi alırdı onlara çok severdi kızlarını,hayatı..küçükken derslerimde azimli olmayı bana o öğretmişti kendi kızıyla hep yarıştırırdı..kim daha önce bilcek kim daha önce soru çözücek diye bazen çikolata vb.şeylerle ödüllendirirdi bazende aferim derdi ..o aferim bile bize yeterdi..çok severdim..keşke şimdide hayatta olsaydı..Kızına MetaL dinliyo diye çok kızardı başkalarını örnek alma ..çünkü kızı hep siyah giyinir içine kapanırdı..herkesi terslemeye başlamıştı..dayım buna çok üzülüyodu o kadar söylemişti ama yaranamadı işte yaranamadı..şimdi daha mı iyi yok buralarda değil..her zaman keşke burda olsaydı diorm.. okulda en güzel kompozisyon yazanı seçildiğimi bilse şiirleride sevdiğimi bilse kimi zaman türkçeyi full çektiğimi bilse.. off.. bu metni okuduktan sonra zaten okurkan ağlamaya başladım yarıda kestim ve annemi çağırdım ..gösterdim anneme biliyodum ağlıcaktı [dayanamasamda okutturdum..] çok üzlüyodu dayım için ..Ve düşündüğüm son oldu annemde ağladı biraz dayımın resimlerine baktıktan sonra dayanamadığı için içeri gitti[belkide]ben bi daha okumak istedim ama eski anılar aklıma geliyodu ..Sonra bi baktım gözümden yaş geliyordu .. ağladım .. Bunlarıda sizlerle paylaşmak istedim.. Abartmış diyebilirsiniz..Ama napim İçimi dökme fırsatı şimdi oldu..
______________________ Hoşçakal ForumEra...
![]() Konu Wondorcity_ tarafından (03-07-2008 Saat 20:04 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
°º¤ø OZAN °º¤ø
|
çok begendim gerçkten güzeldi duygusal bi yazı..saol paylaşımın için
______________________ ![]() FB con F.Alonso e P.Faure al GP di Avustralian 2009 "HİÇBİR ZAMAN TAKIMIN BİR PARÇASI OLDUĞUNUZU UNUTMAYIN! ÇÜNKÜ SİZ ANCAK ONLAR SAYESİNDE UNUTULMAZ OLABİLİRSİNİZ.?" Rakiplerinizden daha hızlı olmayı öğrenebilme yeteneği, onlara karşı kazanabileceğiniz tek kalıcı avantaj . Arie P. de Geus . [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] |
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|