|
||||||||||||||||||||||
|
|||||||
|
Kayıt ol | Resim Upload | Üye Listesi | Forumera Posta Kutusu | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Köşe Yazıları / Makaleler Başkaları tarafından yazılmış köşe yazılarını burada paylaşabilirsiniz.Makale,düz yazı... |
| Etiketler: boyle, gel, madem, oyle |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Medulla Spinalis
|
Kısa bir süre önce Hürriyet'e iki gün üst üste manşet olan bir haber vardı: İstanbul'un eski Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'nın eşi Reyhan Hanım başını açmıştı... Bir kadının başını açması da kapaması da kuşkusuz sadece kendisinin verebileceği bir karardır. Böyle bir karara hiç ama hiç kimse karışamaz... Hürriyet, Reyhan Gürtuna'nın başını açmasına acayip sevinmişti. Hem manşetlerinin sunuşu hem de haberlerinin gizli dili okuyucularına müjde verir gibiydi... Türban yasağının yılmaz savunucusu Hürriyet, "başını açan kadınlar" ile ilgili haberleri sürmanşetten veya manşetten kullanır. Amiral Gemisi'nin son yıllarda öne çıkardığı "Cidde Belediye Başkanı'nın eşi başını açtı" veya "Denizli Belediye Başkanı'nın eşi 23 Nisan törenlerini başını açarak protokolde izledi" türünden manşetleri ilk aklıma gelenlerden... Hürriyet'in tavrının temelinde "Türban sorununun çözümü ancak kadınların başlarını açmasıyla mümkündür" düşüncesi yatıyor. Başını açan kadınları örnek gösterirlerken başını bağlayan kadınları hor görmeleri bundan dolayıdır... Hürriyet'in Kaptanı, Reyhan Gürtuna'nın başını açmış olmasına ne kadar sevindiğini sütununa da taşıdı. Şu cümleler ona ait: "Bir anda sanki on yaş gençleşen Reyhan Gürtuna bir tabuyu yıktı, bir putu devirdi. Elbette karışmak haddime düşmez. Ama örtülü bir kadın olsaydım Reyhan Gürtuna'nın (başı açık) fotoğrafını karşıma koyar üzerimdeki bütün mahalle baskılarını bırakıp özgürce düşünürdüm..." Ezcümle, Hürriyet'in Kaptanı türbanlı kadınlara "Yerinizde olsaydım başımı açardım. Siz de başınızı açın!" demeye getiriyor... Böyle bir talep, örtülü kadınları yıllardır başlarını açmaya zorlayan "devlet politikası"nın bir yansımasıdır... İran'daki egemenler nasıl kadınlara zorla başlarını kapattırıyorsa, Türkiye'deki Resmi Yasakçılar da "Başlar açılacak başka yolu YÖK!" diyorlar... Bu zorbalık 28 Şubat'ın karanlık günleri sürerken "İkna Odaları" zulmü ile zirveye çıkmıştı. Hürriyet, o vakitler başı bağlı üniversite öğrencilerine "ikna" adı altında yapılan "kafa koparma" baskısına karşı bir tavır takınmış mıydı? Tam tersine, "İkna Odaları"nı alkışlayarak desteklemişti! Denizli Belediye Başkanı'nın eşi 23 Nisan töreni için başını açtığında, Hürriyet Yönetmeni "Başkanın eşini kutluyorum. Bu karar özgür Türk kadının kararıdır" diye yazmıştı. (24 Nisan'04) Hal böyle iken, bu ülkede bir kadın başını örttüğünde veya ikna odaları faşizmine direnip başını açmadığında bu tercih asla "Özgür Türk Kadını"nın kararı olmuyor! Emekli paşalardan Tuncer Kılınç, Çankaya seçim sürecine girildiğinde "AKP'li bir isim Köşk'e çıkacaksa, eşi mutlaka başını açmalıdır" demişti... İşbu efelenmeler, devletin "kadının başını örtmesini meşru saymayan" buyurgan tavrının çarpıcı bir örneğiydi... Abdullah Gül'ün kızı Kübra Gül'ün Bilkent Üniversitesi'ndeki diploma törenine türbanla katılması üzerine YÖK Komutanlığı Bilkent rektörü ve yardımcısı hakkında soruşturma başlattı. AKP, seçim beyannamesinde türban yasağına değinemedi, bile! Abdullah Gül ise Erdoğan'ın zihnindeki isim değilken son düzlükte Çankaya adayı olmuştu: Kim ne derse dersin, adaylığı devam ediyor! Bunun ne anlama geldiğini doğru okumak zorundayız. YÖK kendi saha ve seyircisi önünde yasakçılığı şaha kaldıran varyeteler çekiyor ama çok daha büyük/asıl resme baktığınızda Gül'ün adaylığı "devletle milleti barıştırma adımının bir yansıması" anlamına geliyor! Tamer KORKMAZ & Zaman Gazetesi
______________________ |
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|