|
||||||||||||||||||||||
|
|||||||
|
Kayıt ol | Resim Upload | Üye Listesi | Forumera Posta Kutusu | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Köşe Yazıları / Makaleler Başkaları tarafından yazılmış köşe yazılarını burada paylaşabilirsiniz.Makale,düz yazı... |
| Etiketler: marsi, onuncu, subatin, yil |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Medulla Spinalis
|
Yarın, 28 Şubat askeri müdahalesinin onuncu yıldönümü... 28 Şubat hakkında bugüne kadar çok şey yazıldı, anlatıldı, itiraf edildi; ancak Türkiye'deki bu son askeri darbenin en derinindeki dramatik gerçekler henüz açığa çıkmadı! Bu topraklarda 1944'ten beri ABD'nin yörüngesinde hareket eden 'Derin Mekanizma' 28 Şubat sürecinde vitrindeki aktörleri vasıtasıyla milleti ile ölümüne mücadele etmiştir: Darbenin en acı gerçeği budur... 28 Şubat'ın derindeki kirli çamaşırları, "faili meçhul" tarafı bir gün mutlaka ortaya çıkacaktır... "Postmodern darbe" olarak anılan 28 Şubat, sanıldığı gibi "hafif bir askeri müdahale" değildi... 28 Şubat'ın Gene Hackman'ı "Morrison Süleyman Demirel"in "Karadayı ikili oynamadı, muhtemel darbeyi önledi" şeklindeki cümlesinden sonra; önceki gün de darbe filminde kötü adam rollerinden birini oynayan Yargıtay eski Başsavcısı Vural Savaş'ın "Yaptığım işle iftihar ediyorum. Demirel ve Karadayı ile birlikte darbeyi önleyen kişiyim" şeklindeki sözleri 28 Şubat'ın temel gerçekleri hakkında kamuoyuna yanılsama yaptırmaya yönelik ifadelerdir... 28 Şubat'ın yapımcısı olan Derin Güç; Demirel, Karadayı veya Savaş gibi aktörleri istedi diye darbeden vazgeçer mi, hiç? Bu üçlünün ricaları üzerine "Aman bu sefer hafif olsun, çok acıtmasın" falan demişler, ha! "Çok daha sert bir müdahale geliyordu da bizler önledik" laflarının hepsi hurafedir. 28 Şubat'ın klasik darbeler gibi yapılmayışı, 'Muhtıra Light' görüntüsünün verilmesi bir tercihtir. Yani? Perde arkasında/arzın merkezinde en az 12 Eylül kadar vahim ve dramatik sonuçları olan bir askeri müdahale vardır! 12 Eylül'dekiler gibi değilse bile, 28 Şubat'ın da tankı vardı: Sadece Sincan Tankı değil! Darbeciler -Apoletli Medya'yı, savcı ve hakimleri, "sivil?" toplum kuruluşlarını tankları yürütür gibi yürütmüşlerdi, on yıl önce... İllegal bir yapılanma olan/Cunta Örgütü Batı Çalışma Grubu 28 Şubat'ın motor gücüydü. Sayısız insanı fişleyerek ateşe attı. 28 Şubat sürecinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Apoletli Medya'daki "Topyekun Savaş" nidalarıyla kendi milletine karşı sistematik bir "insan avı" yaptı... 28 Şubat'ın generalleri emirlerine amade Egemen Medya ile "al takke, ver külah" formatında bir işbirliğine imza atarak "irtica kumpası" imal etti. "Kalkancı-Gündüz Gösterileri" de, sahte "Ürperten İrtica" yeminleri de bu bahçenin meyveleridir. Kuşkusuz Refahyol hükümeti 28 Şubat Cuntası'nın eline ağızlara laik kozlar verdi. Dönemin hükümeti bu kozları vermeyip de acayip laik takılsaydı, sonuç değişmez 28 Şubat'ın Amerikancı Kurdu, kuzuyu yine yerdi! 28 Şubat'ın en zor günlerinde BÇG'ye karşı bir HCG (Hasan Celal Güzel) çıktı ve 28 Temmuz 1997'de cuntayı tek tek sayarak şemasını yayınladı. Cuntanın listesini YAŞ'a ve Cumhurbaşkanı Demirel'e gönderdi. Sonuçta HCG mapus damında yattı. Cuntacılar ise yargılanmak ne kelime zulümlerine devam ettiler... BÇG vizyondan kalktıktan sonra kimi kalıntıları "Erenler" adı altında sessiz ve derinden yeni bir 28 Şubat için faaliyet yürüttüler. Ancak başaramadılar! Keser dönmüş, sap dönmüş; gün gelip hesap dönmüştü: Türkiye'nin yörüngesi değişmişti... * 28 Şubat Özlemcileri'ne Not: Eski hal, muhaldir! Tamer KORKMAZ & Zaman Gazetesi 27/02/2007
______________________ ![]() _________________________________ Olur da saklanamazsın diye _________________________________ Saymaya devam ediyorum . _________________________________ [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] Konu fLash tarafından (02-28-2007 Saat 11:32 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|