Bir bölümde günde 3 taneden fazla konu açmak yasaktır.
Seri paylaşım yapılabilecek,yeni bölümlerde geçerli değildir. Forumerada reklam vermek için tıklayın
Ali Haydar Bey bir grup arkadaşı ile geçenlerde Zamboangan'a gitmişti. Türk kolejini ziyaretinden sonra, annesi Maria Clara Lobregat'ın yerine vali olan Celso Lorenzo Lobregat'ı ziyarete gitti. Baktı ki, valinin üstü başı perişan ve ıslak...
Meğer nehirde bir boğulma olayı olmuş, herkes tatilde olduğu için vilayet binasında kimse bulunmadığından dolayı kurtarmaya bizzat valinin kendisi gitmiş, kurtarma sırasında da bu hale düşmüştü.
Dönüşü üç kayıkla yapan Ali Haydar Bey ve arkadaşları Zamboangan'ın hemen üç mil açığındaki Santa Cruz adasıyla şehir arasındaki boğazda fırtınaya tutuldular. Ali Haydar ve içinde bulunduğu kayıktakiler birkaç defa ölümle burun buruna geldiler. Çok zor ve sıkıntılı anlardan sonra kayıktan çıkabildiler. Diğer iki kayıktan birisinin motoru bozulmuş, öbürünün de dümeni kırılmıştı. Ali Haydar Bey, arkada kalan kayıkların kaybolduğunu görünce, battıklarına hükmetmiş ve çok üzülmüştü. Ama sonradan, kayıklardan birinin motoru çalışmaya başlayınca, dümeni kırık olana yaklaşıp ikisini birbirine bağlayıp büyük bir mücadeleden sonra, sahilden uzatılan halatlarla zar zor sâhile çıkabilmişlerdi. Onlar da aynen Ali Haydar Bey gibi boğazlarına kadar sular içinde bata çıka halatlara tutuna tutuna kurtuluşa ermişlerdi.
Ali Haydar Bey Zamboangan'dan sonra Vietnam'a gitti. Artık şimdi, turistik bir gezi yeri olan meşhur savaş tünellerini gezdi. Vietnam'ın Amerikalılar için bir bataklık olmasına sebep olan bu tüneller çok enteresandı... Ali Haydar Bey, Amerikalı bir turistin, uzun boylu ve şişman olduğu için tünelin içinde az daha ölecek hale geldiğine şâhit oldu. Adamı dışarı çıkarmak için büyük gayret sarf ederek; ite kaka ve çeke çeke bir an evvel kurtarmaya çalışıyorlardı.
Ali Haydar Bey oradan Laos'a geçmişti. Laos'ta bir Türk okulu açılmış ama müracaat fazlalığından oradaki eğitim gönüllüleri yeni bir okul yeri bulmak için kolları sıvamışlar. Okulda öğretilen Türkçenin dışında yanında, Bayram isimli bir gencimiz oturduğu mahallenin çocukları ile ilgilenmiş ve o miniklere hem Türkçe öğretmiş hem de İstiklâl Marşı'mızı onlara ezberletmişti... Ali Haydar Bey aksansız konuşan bu Laoslu minikleri görünce hayretler içinde kaldı. Bayram'ımız altı ay içinde yerli dili öğrendiği gibi, onlara da dilimizi sevdirmiş ve öğretmiş...
İnşaallah bu seneki Türkçe Olimpiyatı'na, Tertip Heyeti bu yazıyı okur da Laoslu bu minikleri de davet edip ülkemize getirirler. Geçen seneki yarışmada İstiklâl Marşı'mızı baştan sona kıta kıta okuyan hem de çok mânâlı bir üslupla yorumlayan minik yavrumuz gibi, Laoslular da bütün dikkatleri üzerlerine çekerler...
Dünyanın pek çok yerinde açılan Türk okulları, güzel hizmetlerine devam etmekte. Onların hizmetlerini takdir eden pek çok insan var. Bunlardan birisi de Prof. Dr. Thomas Michael'dir. Bir soru üzerine şöyle demişti:
"Filipinler'e gitmiştim. Zamboangan'da Müslüman ve Hıristiyanlar arasında müthiş bir gerginlik vardı. Hıristiyanların mahallesine bir Müslüman geçemezdi, Müslümanların mahallesine bir Hıristiyan geçemezdi. Çünkü, dövülme hatta öldürülme tehlikesi vardı. Ama burada bir Türk okulu var. Orada her dinden öğrenci ve veli kardeşçe, dostça beraber yaşıyorlar. Şâhit olduğum bu durum bana, burasının cehennemî bir bölgede bir sulh adası olduğu kanaatini verdi..."
Bu adacıkların çoğalması dileğiyle.
Abdullah AYMAZ & Zaman Gazetesi
______________________
Alıntı:
Karika-turist & Tanımak İçin Aşağıdakilerden Birine Tıklayınız Ya da Tıklamayınız
[Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] - [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] - [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] - [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] - [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] - [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ]