"Merkez sağ" ve "merkez sol"dan bahsedilir ve partilerin kabule şayan konumları, hatta siyasi meşruiyetleri "merkez"e olan yakınlıkları veya uzaklıklarıyla ölçülür.
Önce bir hususu belirtelim: "Merkez" demek, her iki yanından uçlara kadar uzanan iki çizginin birleştiği "orta alan" değildir. Yani sanki ortada bir merkez var ve merkezin hemen sağındaki partiye "merkez sağ", hemen solundaki partiye "merkez sol" denmesi ve bunların daha sağa ve sola uzanan versiyonlarının "aşırı uçlar" olarak isimlendirilip "marjinal" addedilmesi yanlıştır, bir aldatmacadan ibarettir. Bu, bize "merkez"in itidali, orta yolu, ortak aklı temsil ettiği fikrini ima eder ki, tam aksine Türkiye ve Müslüman toplumlardaki siyasi ve idari hayat açısından bakıldığında, modernleşme süreciyle beraber asıl aşırılık, sertlik, irrasyonal kararlar, icraatlar, çatışma ve uzlaşmazlık merkez ve merkezde yer çekirdeğinin tutumu olarak ortaya çıkar. Çoğunlukla "devlet" veya "devlete ilişkin olan", merkezi istila ettiğinden, kendisi dışında kalan, aslında kendisinin dışladığı kesimlere "aşırı" sıfatını yakıştırmaktadır ki, bu da külliyen yanlıştır. İslam dünyasında itidali, orta yolu, 'akl-ı meaş'ı, hoşgörüyü ve uzlaşma kültürünü toplum temsil etmektedir. Ana kodlarını İslamiyet'in donattığı toplum aşırı değildir, gövdenin bizzat kendisidir.
1946'dan bu yana süren demokratik serüvenimiz açısından "merkez"in biri resmî ve devlete ait, diğeri sivil ve topluma ait olmak üzere iki anlam düzeyi var. İlkiyle, devlet içindeki resmî aygıtları, kurum ve kuruluşları kastediyoruz. Başka bir ifadeyle merkez devlettir, devlette inisiyatifi elinde tutmaya çalışan "merkezi çekirdek"tir. Devlet sadece idareyi üstlenmiş değil, aynı zamanda siyaseti yönlendirme, siyasi tutum ve tercihleri şekillendirme gibi misyonları da deruhte eder. Devlete sorarsanız siyasi merkez devletin kendisi, öncelikleri, politik refleksleri ve oluşturduğu çekirdek içinde yer alan unsurların çıkar ve konumunu ifade eder. Merkezdeki çekirdek; asker, sivil bürokrasi, yargı, büyük sermaye, üniversiteler, bir kısım medya ile devlet ideolojisinin taşıyıcısı olan jakoben aydınlar ve devlet sanatçıları zümresinden oluşur.
"Merkez"in ikinci anlam düzeyi sivil ve topluma ait olandır. Bu, "toplumsal merkez"e işaret eden anlam çerçevesidir, buna "çevre" veya "merkez-kaç güçler" demek de mümkün. Toplumun ana gövdesini teşkil eden bu merkez, tamamiyle sosyolojik bir karakter arz eder; ben Batılı anlamın dışında, modernizasyon politikaları sonucunda bütün Müslüman toplumlarda gözlenen ve bu kavram içinde toplanabilen farklı toplumsal kesimlere "kent sınıfı" denebileceğini düşünüyorum. Toplumsal merkez, heterojendir; Sünni-Alevi, Türk-Kürt, doğulu-batılı, şehirli-köylü, işçi-memur, esnaf, çalışan, emekli, çiftçi, kadın-erkek, dindar-az dindar, başı açık-örtülü, mazbut-serbest vb. demografik, mezhebî, etnik, meslekî, ekonomik farklı özelliklere sahiptir. Bu çoğul kimlik ve grupların bir araya gelip, bir siyasi partiyi desteklemesi Batılı demokrasilerde görülen bir hadise değildir, hatta imkânsızdır. 1950-54-57 seçimlerinde Menderes'i, 1965'te Demirel'i, 1973'te Ecevit'i, 1983'te Özal'ı, 1995'te Erbakan'ı ve 2002'de Erdoğan'ı iktidara getiren bu kendi içindeki çoğulculuğu koruyan toplumsal merkezdir.
Bu çerçevede "merkeze doğru giden bir parti", hakikatte toplumdan kopmayı ve devletin içindeki çekirdeğin reflekslerine ve çıkarlarına göre siyaset yapmayı kabullenmiş olur. Genellikle devletin merkezi, toplumsal merkeze tuzak kurar. Söz konusu tuzak, heterojen kent sınıfını temsil iddiasıyla ortaya çıkan siyasi aktörlerin (siyasetçi, lider, parti) devletin merkezine özendirilmesi şeklinde olur. Bazan meşruiyet bununla ilişkilendirilir. Toplumun merkezinde kalmak isteyen siyasetçi, ona gösterilen dolmuşa binmeyecek olursa, bu sefer merkez doğrudan veya postmodern yollarla sivil siyasete müdahale eder. 27 Mayıs'tan 27 Nisan'a kadarki süreçte olup biten budur. Devamı var.
Ali BULAÇ & Zaman Gazetesi
______________________
_________________________________
Olur da saklanamazsın diye
_________________________________
Saymaya devam ediyorum .
_________________________________
[Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ]