|
||||||||||||||||||||||
|
|||||||
|
Kayıt ol | Resim Upload | Üye Listesi | Forumera Posta Kutusu | Yabancı Mp3 | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Köşe Yazıları / Makaleler Başkaları tarafından yazılmış köşe yazılarını burada paylaşabilirsiniz.Makale,düz yazı... |
| Etiketler: huznu, kalbi, olanin, vardir, yalniz |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
|birçocuğunbüyüklüğü|
|
bu hüznün
mesnevisi yazılmadı İlhami Çiçek Hüznün mesnevisi henüz yazılmadı ama, İlhami Çiçek hüznün şiirini yazdı ve şiiri gibi yaşayıp göçtü bu dünyadan. Satranç Dersleri‘nin dizeleri arasında ilk aşk gibi olan ilk açılıştan sonra, fillerin çapraz özgürlüklerinde, vezirin ölümcül tutkusunda, şahın açmazında, düz gidip çapraz vurulan ve içinde sürekli mahzun bir vezir barındıran piyonların tufanında, yeryüzünü kişneyen atların yelelerinde, cübbesinden gözü kara süvariler çıkaran oyuncuların beklenen hamlelerinde hep bu hüznün izlerini sürüp durdu. Yalnız hüznü vardır kalbi olanın. Ya kalbi olmayanların kalbine hangi ok isabet eder? Kalbimizin bir yanı kire, bir yanı günaha batmış; ağır bir suçun ortasında kalakalmışız. Suçun ortağıyız. Suça yardım ve yataklık etmekten giyeceğimiz hüküm birer birer kaydediliyor deftere. Dosyamız iyice kabarıyor. Günlerin ağır tortusu çöküyor üzerimize. Kirli bir aymazlığa çekiliyoruz birer birer. Hüzün öylece orta yerdedir. Tabutlar önceden hazır. Sürpriz yok. Kan durmuyor damarlarımızda. Şiir, ortalığı barbarlığa bırakıp, çekilip gidiyor hayatlarımızdan. hüzün yalındır-dağdan aparılmış kar topakları gibi* Ölüm de yalındır, hüzün gibi. Aramızdan nisan yağmurları gibi hızla gelip geçenler. Yağmurların rahmetine ve bereketine karışanlar. Dha birbirimizi tanıyamadan, oturup uzun boylu konuşamadan, uzun uzun susamadan; eylül güneşi gibi ısıtıverip bulutlara süzülenler. Eski öykülere, masallara karışanlar. İlkyazlardan taşıdıkları bengisuları getirip susuzluğumuza boşaltanlar. Yüreklerini yüreklerimize, seslerini sesimize ekleyip, soluğumuza soluk katanlar. Ve bize buruk bir andaç bırakıp, aramızdan sessizce -çığlık çığlığa- kayıp gidenler. Bize bitmemiş hesaplaşmalar, kapanmamış dosyalar, mürekkebi kurumamış tutanaklar, yarım kalmış tahkikatlar, süren sorgular bıraktılar. değil mi ki ebabil adil bir infazın adıdır* Atıf Bedir
______________________ - "her büyük servetin arkasında bir suç gizlidir" diyen balzac'tan, "mülkiyet hırsızlıktır" diyen proudhon'a; eşitsizliğin kaynağını, etrafını çevirdiği toprakları kendinin kabul ederek, eline aldığı sopayla koruyan ilk insanda gören rousseau'dan, "banka soymak değil, banka kurmak suçtur" diyen bakunin'e... toplum tarihi, paranın ve sopanın iktidarının yegâne temeli olarak suçun tarihidir. -
ışık ergüden / sessizliğin anarşisi |
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|