Geri git   Forumera >
Kayıt ol Resim Upload Üye Listesi Forumera Posta Kutusu Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Forumda kesinlikle program ve mp3 paylaşımı yasaktır !!
Bir bölümde günde 3 taneden fazla konu açmak yasaktır.

Forumerada reklam vermek için tıklayın
Bu alanda 468x60 reklam aylık 35 ytl! - Bu alanda 728x90 reklam aylık 50 ytl!


Köşe Yazıları / Makaleler Başkaları tarafından yazılmış köşe yazılarını burada paylaşabilirsiniz.Makale,düz yazı...

Etiketler: , , , , ,

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-31-2007, 13:46   #1 (permalink)
|birçocuğunbüyüklüğü|
 
barkod - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Profil
Yer: !..akşab nadıca kacaşalyap koy yeş rib
Üye No
43
Mesajlar
530
Forum Katkısı
7186
Forum Katkısı Puanı
715709
Derecesi
barkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond repute
Standart "Diyeceğim kısa fakat derdim çook uzun"



Diyeceğim kısa fakat derdim çook uzun

Ömer Erdem’in yeni şiir kitabı ‘Evvel’ geçen hafta okurla buluştu. Erdem’in kitabıyla ilgili ilk yazıyı, daha kitabın mürekkebi kurumadan şair Birhan Keskin yazdı. Keskin, bunun bir kitap tanıtımı ya da eleştirisi değil, hem arkadaşı Ömer Erdem’e hem de okura bir mektup olduğunu söylüyor yazısında.
Ömer Erdem’e ‘Evvel’ için teşekkür ediyorum evvela... Zapt edilmiş bir alanda/şiirin alanında, kendi derdimizi yazmak, biraz acı bir şey gibi gelebilir. Bu yazının, Ömer Erdem’in kitabından duyduğum sevinçle yazıldığını bilmenizi isterim, ey sevgili okur! Dilin imkanlarını genişleten bu beyaz tabiatlı, kara ömürlü şaire hepiniz; ama hepiniz mecbursunuz, siz de bunu bilin... Gerçek şiire yüzünüzü çevirmedikçe, şiir “şiir” olmadıkça, ne romanlar ne de hikâyeler üzgünüm ki bir işe yaramayacak. İyi düşünün, bir daha düşünün bunu isterim
.

“Ters laleler gibi bir kara kişi”…

Şair. İşte, bu “o” dediğimizdir. Şiir istese de istemese de yakasından düşmeyendir. Hakiki şiir de yolda, yerde, yurtta, dağda, oda diplerinde, dünya bütün ahmaklıklarıyla önünde kaynarken onun önüne düşen, kendini kendi beyaz tabiatıyla o insanda, o kara ömürlü insanda ortaya koyandır. Şiire gönlünü düşürmek olur mu? Hayır, olmaz. Şair doğulur. Şiire gönlünü düşürmek bu sebeple işte, hikâyedir. Boş bir laftır. Boşunadır. Şiire gönül düşürülmez. Şiir, düşeceği insanı seçer zaten, bir kader gibi. Şair doğanlara bir vakit sonra şiir zaten, gelir. Şiirin çarpacağı insan evladı sayısı da bizim dünya üstünde gördüğümüz ve “görüldüğü” kadar “çok” değildir. Bu piyasada şiir, yazık ki uzun zamandır, aklı başında dergilerde de, aklı başından kaçmış dergilerde de, kitapçılarda marketlerde, orada burada satılan, şiir diye huzura çıkarılan birtakım “yılışık sözler”, “kıldan tüyden” ibaret durumda çoğu vakit. (Ahmet Güntan’a hafifçe gülümseyerek bir selam vereyim bu parantez içinden, manifesto aşkına!.)
Ömer Erdem, benim yıllardır şiirini sevinçle ve severek takip etmeye çalıştığım bir şairdir. Ayrıca çok da sevdiğim bir arkadaş. Şiir, bende olduğu gibi onun da yakasından düşmedi. O da artık şiirin onun yakasından düşmeyeceğini iyice kavradı; şiire bence tam anlamıyla teslim oldu.


“Sönmüş bir yıldız kuyruğu kadar olsun,
Görün, yeter……..!”


Ömer Erdem özellikle son yıllarda bütün bu bilgilerin yüküyle ve dikkatiyle yazıyor, bunu görüyorum. Dünyanın ve hayatın hakiki bilgisinin ağırlığıyla yüzleşe yüzleşe, ontolojik meselelerin uç verdiği o ağrılı yerlerden, o ağrılı soruların peşinden, yer yer kapalı denemelerle, bazen de kendini sonuna kadar açan bir gülün çağrısı ile yazıyor. Ömer Erdem şiirini belki bu sebeple, sanırım en çok bu sebeple seviyorum… Biraz daha açarak söyleyeyim. Yolda yürüyoruz. Bir şey soruyordum, cevaplıyordu: “horoz efendi, şiirin şafağı gündüzün içindedir/ o yüzden/ cevap verilemez bu iri soruya.”Bazen oturup konuşuyoruz. Memleketin tuvaletlerinde bile “şiir” var, diyor. Oysa “şiir dilin şarabıdır!/ nice şaşkın korukçu/ teneke diye bağlar onu kuyruğuna.” Güleriz biz de... N’apalım başka!
Şimdi benim yaptığımsa, bir sevinç duygusu ile, yarı(m)-mektup sayılabilecek bir şeyler karalamak... Sevinç, evet, bana bu yazıyı yazdırtan. Çünkü iki gün önce, yeni kitabının çürük aşk rengi kapağında evvel adını gördüğümde hissettiğim duygunun adı sevinçti. Bunu bu zamanlarda biliyorum ki çok az insan hissediyor… Kitaba elimi attım… Rengiyle göz göze geldim, adına baktım, daha önceden düşündüğü ismi değiştirmiş, ‘evvel’ koymuş adını… Duygulandım. Nasıl geniş bir sözcük bu “evvel” ve şiire nasıl da yakışmış diye geçirdim içimden. Duygulanmanın da yozlaştığı, yozlaştırıldığı ve dolayısıyla aşağılandığı zamanlardayız. “Duygulandım” diyebilmeyi o yüzden büyük bir cesaretle savuna savuna “duygulandım” diyorum. Benim bu yazdığıma bir kitap yazısı demek mümkün değil, kitap tanıtımı da. Hele hele kitap eleştirisi hiç diyemeyiz. Dediğim gibi, hem okura, hem Ömer’e yazılmış bir mektuptan sayın benimkini. Yeri gelmişken bir parantez: (Kaç kişi yazıyor şiir hakkında, sahi! Kim yazıyor!). İsterim ki, evvel hakkında, şiirlerin hak ettiği üzere güzel yazılar yazılsın. Okurunu bulsun, ona ulaşsın bu kitap. Çünkü şiirin, hakiki şiirin kor mürekkebiyle “yakılmış” bir kitap evvel.

“Diyeceğim kısa fakat derdim çook uzun/ ben gözlerimi yumdum/
sen kirpiklerimi yakarak geç”


Bu kitap Ömer Erdem’in beşinci şiir kitabı. Artık kendi sesinin ustası olmuş bir şairin olgunlaşmış balını taşıyor. Şiire gönül verenlerin yerinde değil, has şaire yakışır bir makamda duruyor evvel. Ve düşündüm de, iyi ki adını “evvel” koymuşsun. Hem seni hem de senin şiirini kavrayan bir isim olmuş. Bileğine, kalbine sağlık Ömer. Bileğinden şiirine akan kan boşuna değil, bilesin isterim.
Ve size ey sevgili okur, Ömer Erdem’in yeni şiir kitabı Yapı Kredi Yayınları’ndan Evvel adıyla çıktı, size de bunu ilk müjdeleyen olmak isterim.


Birhan Keskin
10.01.2006
Zaman Gazetesi
______________________

- "her büyük servetin arkasında bir suç gizlidir" diyen balzac'tan, "mülkiyet hırsızlıktır" diyen proudhon'a; eşitsizliğin kaynağını, etrafını çevirdiği toprakları kendinin kabul ederek, eline aldığı sopayla koruyan ilk insanda gören rousseau'dan, "banka soymak değil, banka kurmak suçtur" diyen bakunin'e... toplum tarihi, paranın ve sopanın iktidarının yegâne temeli olarak suçun tarihidir. -
ışık ergüden / sessizliğin anarşisi
barkod isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-31-2007, 13:48   #2 (permalink)
|birçocuğunbüyüklüğü|
 
barkod - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Profil
Yer: !..akşab nadıca kacaşalyap koy yeş rib
Üye No
43
Mesajlar
530
Forum Katkısı
7186
Forum Katkısı Puanı
715709
Derecesi
barkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond repute
Standart



Şiirlerinden örnekler :

evvel


söylenecekler daha söylenmeden evvel
sen gelmeden ve ben gitmeden evvel
taşları kaldıracak kaslar gelişmeden evvel
toprak ve sudan ve tüf ve lavdan evvel
damladan evvel ve baldan ve kanattan evvel
bilinen ve bilinmeyen ne varsa onlardan evvel
tutamıyorum dilimi yerimde duramıyorum öyle evvel
ormanların gölgelerinde ışıklar kaybolmadan evvel
böcek yankıları kalplerden göçmeden evvel
nehirlerden evvel meşenin şarkısından evvel
balığın dişinden evvel ateşin külünden evvel
gitmiştik her şeyden öteye bir gölün dibinden evvel
mercanlardan evvel steplerden evvel
kuş cama çarpmadan yumurta ve salyadan evvel
önünde yattığımız taşın resimlerinden evvel
boynuzdan evvel ve yosunun nazından evvel
basmadığımız yoldan evvel ve koparmadığımız elmadan evvel
gazozlardan evvel ve yaz sinemalarından evvel
kirpikler ok olmadan evvel ve gözler tuzak kurmadan evvel
petrol köpüğünden evvel ve motor çalımından evvel
kulağa gelen ilk sesten evvel ve düşen ilk yapraktan evvel
daha mezar yokken ve yusuf rüyayı bilmeden evvel
tüyden evvel ve köpeğin kuyruğundan evvel
naldan evvel atın şahından inmeden evvel
verilen sözden evvel ve sözden dönmeden evvel
terazide toz ve saatte akıl çınlamadan evvel
yüz kreminden evvel aynadan ve köprüden evvel
dize derman küsmeden evvel ve bel bükülmeden evvel
yunustan evvel ve miryakefalondan evvel
kılıç vınlamasından evvel tekbir ağacından evvel
ekmek bulanmadan evvel buğday çoğalmadan evvel
şiir Allahın dilinden düşmeden evvel
kamış dağlanmadan evvel kumaş biçilmeden evvel
narh konulmadan evvel taht çakılmadan evvel
töreden evvel ve buzul banyosundan evvel
kerpiçten evvel ve çamurun okulunda samandan evvel
nar çiçeğe patlamadan evvel burçlar düşmeden evvel
yay gerilmeden evvel ve ok ateşlenmeden evvel
kum panayırlarından evvel ve kan kızarmadan evvel
davul vurulmadan evvel duman şişelere sığmazdan evvel
mey damlamadan evvel söz testiden sızmadan evvel
ay vurulmadan evvel demir erimeden evvel
pamuk lif lif atılıp ak beyaz olmadan evvel
el el üstünden kaydırılıp sırta hançer vurulmadan evvel
şimdi neredeyiz diye soruyorsun ondan evvel
yaşanacak başka gümüşler olmalı bundan evvel
kitaptan evvel ve mağaradaki örümcekten evvel
davet gelmeden evvel ve O dağdan inmeden evvel
biz orada olmadan oradayken orada olanlardan evvel
üzümün ve incirin ve hurmanın çapağından evvel
dönüp durup kendi kepeğimizden elenmeden evvel
moğol çığlığından evvel ana karalardan evvel
rüzgarda kabaran gemilerden evvel kırbadan evvel
baharat ambarından evvel zenci zincirinden evvel
altın külünden evvel borsa sütünden evvel
çandan evvel ve çobansız sürüden evvel
yerin altından ve göğün kulelerinden evvel
şimşeğin kalayından evvel ve depremin kanadından evvel
yastıklardan evvel ve çiçek zehrinden evvel
biz ordaydık ve bunu bilmeden bildirilmeden evvel
çıplaklıktan evvel ve doymaktan ve açlıktan evvel
biz ordaydık ve bunu bilmeden bildirilmeden evvel
biz ordaydık ve burayı bilmeden buraya düşmeden evvel
______________________

- "her büyük servetin arkasında bir suç gizlidir" diyen balzac'tan, "mülkiyet hırsızlıktır" diyen proudhon'a; eşitsizliğin kaynağını, etrafını çevirdiği toprakları kendinin kabul ederek, eline aldığı sopayla koruyan ilk insanda gören rousseau'dan, "banka soymak değil, banka kurmak suçtur" diyen bakunin'e... toplum tarihi, paranın ve sopanın iktidarının yegâne temeli olarak suçun tarihidir. -
ışık ergüden / sessizliğin anarşisi
barkod isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-31-2007, 13:49   #3 (permalink)
|birçocuğunbüyüklüğü|
 
barkod - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Profil
Yer: !..akşab nadıca kacaşalyap koy yeş rib
Üye No
43
Mesajlar
530
Forum Katkısı
7186
Forum Katkısı Puanı
715709
Derecesi
barkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond reputebarkod has a reputation beyond repute
Standart



sesle

bayat silgilerden sesle beni ters dönmüş gül şemsiyelerinden sesle
patlamış balonlardan balkon içlerinden sesle
iğneyle kuyu kazan bekârlardan sesle kayıp eşya bürolarından
küflü oda bekçilerinden sesle tuzlu ve hızlı köpüren sulardan sesle
kırk uçlu kalemlerden sesle bileğiyle alnını silen ustalardan sesle
ilk düşen ak telden sesle külün odunundan sesle
aynalardan değil tuğlalardan sesle
keçiboynuzu çekirdeklerinden sesle son köprü cambazlarından sesle
uykusuz gazetecilerden sesle gözlük kemiklerinden bile
çıkmaz sokaklardan sesle henüz tekerleği piste değen uçaktan sesle
bitmez kış iğnelerinden sesle iğde yastıklarından belki
sesle işte cilt tutkallarından kumaş biçen ellerden bile sesle
çok okunan roman kahramanından sesle kaplıca killerinden sesle
çevrilmeyen dillerle sesle tıraş jiletlerinin ışıltısıyla sesle
oltadaki balık gözüyle sesle okuyucusuz kütüphanelerle sesle
lügatlerden sesle çilek dikenlerinden iki ileri bir geri yürüyüşlerden sesle
daha sütten başka bir tat bilmeyen ağızlardan sesle beni
camlara tünemiş el izlerinden de sesle
kömür karalarından sesle kurşun sisinden sesle
kapalı masalardan gizli zarf makaslarından sesle
peynir sularından, köşelerden, alman mürekkebinden sesle
soyulmuş domates yeşilinden sesle
aşk dememek için her şeyi söyleyen kem gözlerden sesle
mart kedisinden sesle tünel esintisinden sesle
etek içlerinden sesle kulak incilerinden bile sesle
pantolon kırışığından sesle elektrik voltajından sesle
yumurta zarında titreyen cıvıltıdan sesle yangın merdiveninden sesle
kuyucu murat medresesinden sesle patrona bıyığından sesle
yukarıdan sesle bulut kuyruğundan yağmur şamatasından sesle
cengizhan nallarından sesle boru çiçeklerinden sesle
fuzuli bağdadından sesle kükürt yarasından sesle
araba yağlarından sesle kol büküklerinden sesle güreşin
nerdeyim oradan sesle bilmemenin aydınlığından sesle
vurulmadan girilmez kapılardan sesle yalı kuşlarından sesle
ikinci mehmedin su yolundan sesle vezir küheylanından sesle
mapushane tozlarından sesle ranza çarklarından sesle
şimdi değil takvim şansından sesle tren lokomotifinden sesle
içanadoludan sesle kum obruğundan sesle güneş şapkasından
niğde elmalarından sesle çerçi lokumundan sesle
esnaf lokantalarından sesle beni çuvaldız sayaçlarından sesle
beni sen sesle benden sesle sana sesle seni senle sesle
türkçe sesle uyur gibi sesle kavuşur gibi sesle koşar gibi sesle
______________________

- "her büyük servetin arkasında bir suç gizlidir" diyen balzac'tan, "mülkiyet hırsızlıktır" diyen proudhon'a; eşitsizliğin kaynağını, etrafını çevirdiği toprakları kendinin kabul ederek, eline aldığı sopayla koruyan ilk insanda gören rousseau'dan, "banka soymak değil, banka kurmak suçtur" diyen bakunin'e... toplum tarihi, paranın ve sopanın iktidarının yegâne temeli olarak suçun tarihidir. -
ışık ergüden / sessizliğin anarşisi
barkod isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:18 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0


Gemi Elektrik - indirmeden izle - Video Eğlence - Kadınca - Liseli kızlar - Astroloji
3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 469, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 318, 140, 141, 143, 145, 146, 147, 148, 149, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 169, 162, 163, 168, 166, 167, 170, 171, 172, 176, 185, 186, 190, 193, 192, 194, 195, 196, 198, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 220, 221, 224, 228, 286, 306, 291, 287, 288, 289, 290, 292, 293, 307, 295, 296, 297, 298, 300, 301, 303, 304, 305, 308, 309, 310, 311, 313, 312, 314, 315, 316, 317, 319, 320, 321, 322, 323, 324, 325, 326, 333, 327, 328, 329, 330, 331, 332, 334, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 341, 342, 374, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 349, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 375, 376, 377, 378, 386, 379, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 387, 388, 389, 390, 402, 391, 392, 393, 394, 395, 396, 397, 398, 399, 400, 401, 403, 404, 405, 406, 411, 407, 408, 409, 410, 412, 413, 414, 415, 417, 416, 418, 419, 420, 421, 422, 423, 424, 425, 430, 426, 427, 428, 429, 431, 443, 444, 445, 446, 447, 448, 449, 450, 451, 452, 453, 454, 455, 456, 457, 458, 459, 460, 461, 462, 463, 464, 465, 466, 468, 470, 467,

Sohbet Odaları
Inactive Reminders By FORUMERA